SUV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SUV etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mart 2019

Land Rover - Freelander II 2.2 TD4 HSE





Land Rover - Freelander II 2.2 TD4 HSE

Günümüzde otomobil markalarının rekabetçi tutum ve tanıtımları, kullanıcıların da karışık iştahları ile birleşince, Crossover ve SUV terimlerinin sıklıkla birbirine karıştırılmasına sebep oluyor.

Her iki segmentteki araçların da görünüş itibariyle birbirlerine çok benziyor olmaları konunun daha da karmaşık hale gelmesini sağlıyor. Crossover araçların hemen hemen tamamı 4x2 olarak tasarlanmışlardır ve genellikle önden çekişlidirler. SUV araçlar ise 4x4 diye tabir edilen 4 çeker Jeep araçlardır. Aynı şekilde Crossover araçlar binek otomobil şasesi üzerine yerleştirilirken SUV araçlar küçük kamyonet şaseleri kullanılarak tasarlanmaktadırlar. Kısaca her iki segment için temel farklar şunlardır diyebiliriz;
  • SUV araçların şasesi kamyonet, Crossover’lerin ise binek otomobil şasesidir.
  • SUV araçlar 4x4, Crossoverler ise 4x2 çekiş sistemine sahiptirler.
SUV araçlar ile yeri geldiğinde dağ tepe yani arazi de de verim alabilirken, yeni nesil Crossover’lar sizi daha çok Şehir içinde ve duble yollarda mutlu edecektir.
 
Bu incelememde biraz yaşımın ilerlemesi(sanırım yaşlanıyorum), dağ tepe kar kış hevesi ve ailenin büyümesi ile sahip olduğum 2008 model SUV bir aracı, Land Rover Freelander II'yi anlatmaya çalışacağım. Aracın 220bin km'de olmasını biraz olsun yıpranmış ceylan derisi döşemeleri dışında anlamanız çok güç. Genel anlamda oldukça diri ve yeni bir görünüme sahip.

Land Rover markası her ne kadar son yıllarda Global ekonomik hareketlilikler ve ortaklıklar sebebiyle Hint'li Tata Motors'un bir iştiraki haline gelmiş olsa da, hala İngiliz tasarımı ve asaletini koruyor. 
Jaguar, Volvo ve Ford işbirliği ile geliştirilen Freelander II, bir önceki versiyonuna göre büyüyen hatlar, zenginleşen donanım özellikleri, giderilen kronik sorunları, büyüyen motor hacmi ve boyutları ile güçlü, asil bir duruş ve karakter sergiliyor. Land Rover modelleri arasında diğer abilerine göre cüsse olarak küçük de olsa, onlarda bulunan pek çok özelliği bünyesinde barındırıyor.
2.2 litre, 160 hp ve 400 nm tork değerlerine sahip TD4 dizel motor ile Land Rover'in adeta tekniğini konuşturmuştur. Her türlü arazi koşulunda üstün performans gösteren araç, asfalt yolda da tıpkı bir spor sedan gibi performans sergiliyor. Özellikle uzun yolda sollamalarda veya yokuşlarda sizi mahçup etmeyecek bir performans sergiliyor. İlk çalıştırmada biraz sesli olan motor, birkaç dakikalık ısınma sonrasında oldukça kabul edilebilir bir sessizliğe bürünüyor.
Dünyada sayılı şanzıman üreticileri arasında bulunan Aisin firmasının geliştirdiği 6 ileri Otomatik şanzıman ile motor son derece uyum içerisinde çalışıyor. Vites geçişleri oldukça konforlu. Viteste kronik bir sorun bulunmuyor. Bu araçta doğru zamanlarda şanzıman yağı değişimi ile ömürlük bir şanzımana sahip oluyorsunuz. Çok dik olmayan yokuşlarda araç ağırlığına rağmen geri kaymıyor. Spor moduna da sahip şanzımanı daha yüksek performans için Spor moduna aldığınızda daha yüksek güçleri rahatlıkla elde edebiliyorsunuz.
2.2 litre hacim ve 1700 kg'lık ağırlığa sahip 4X4 bu araçta yakıt tüketimi tahminlerin altında gerçekleşiyor. İstanbul trafiğinde 9-10 litre civarındaki tüketim, uzun yolda 6,5 litreye kadar düşüyor. Bu noktada kıyaslama yapmak adına motor ve şanzıman uyumu ile kendi sınıfında ve bir alt kategori olan 2.0 araçlardan daha ekonomik ve daha performanslı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. 
Freelander 2, Land Rover firmasının ürettiği arazi araçlarının en küçüğü olsa da oldukça yeterli bir iç hacme sahip. Aracın iç malzeme kalitesi, konforu, sürüş pozisyonları Freelander 2’nin Land Rover gibi seçkin bir arazi aracı üretici firmaya ait olduğunu hemen gösteriyor. Aracın iç mekanında kullanılan farklı renklerde deri, kumaş döşemeler ve metal, ahşap kaplamalar sayesinde aracın iç mekanı oldukça albenili ve şık tasarlanmış. 
Donanım anlamında 2008 senesine göre oldukça zengin bir gama sahip. Birkaç donanım paketine sahip araçta en üst donanım paketi HSE olarak karşımıza çıkıyor. HSE paketini diğer paketlerden ayırt edici en belirgin özellikler; Ön camda ısıtma rezidansının olması, Sürücü koltuğunda hafıza olması ve arkadaki yolcular için aynı anda ayrı ayrı müzikler dinleyebilecekleri sistemin yer alması. Bu sistem ile bir çocuğunuz kulaklık ile radyo dinlerken, diğeri Cd dinleyebiliyor :)
Diğer donanımları da şu şekilde sayabilirim; Elektrikli, hafızalı ve bel desteğine sahip deri koltuklar, Çift Cam Tavan (öndeki açılır), Elektrik rezistans ısıtıcılı Ön ve Arka Cam, Fonksiyonel Deri Direksiyon, Yol Bilgisayarı, Far ve Yağmur Sensörleri, Cruise Control, Soğutmalı torpido, AUX girişi, Akıllı 4x4 Sistemi, Xenon Farlar, Far Yıkama, Isofix, Ön ve Arka kol dayama, Tam otomatik çift yönlü klima, Elektrikli ve Isıtmalı Yan Aynalar(geri vitese takıldığında ikisi de rahat park etmeniz için otomatik olarak kendini aşağı doğru ayarlar), Ön ve Arka park sensörleri, Elektrikli katlanır aynalar, Sıkışma önleyicili otomatik camlar (anahtardan camların açılıp kapatılabilmesi), Tüm kapılarda saklama gözleri, Çocuk kilidi, Eğim iniş kontrolü, 6 CD’li Mp3 çalarlı Alpine Müzik sistemi gibi birçok konfor özelliğine sahip. Aracın bagaj hacmi 755 Litre. 
İncelediğim neredeyse tüm Freelander II' ler de torpido çatlamasına şait oldum. Zamanla ve güneşin etkisi ile ne yazık ki bu durum kronik bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Oto döşemeciler bu durumu yeni deri kaplayarak çözümleyebiliyorlar fakat ekspertiz aşamasında torpido için "işlemli" ibaresi işleniyor. Bu da airbag konusunda kullanıcılarda şüphe uyandırabiliyor. Şahsen ben torpidoyu bu haliyle kullanmanın ve bir işlem yaptırmamanın daha sağlıklı oalcağı kanaatindeyim.
Özellikle uzun yolculuklar sonunda aracın sizi fiziklsel anlamda hiç yormadığını söyleyebilirim. Buna katkı veren en büyük unsurlar, yüksek oturma düzeni, yol ve gürültü seslerinin minimum seviyede olması olarak deneyimlediğimi söyleyebilirim. Aracın konsolu çok detaylı olmasına karşın trim sesinin olmaması bir o kadar güzel bir durum oluşturuyor. 
Land Rover firması Freelander 2’nin her zemin koşulunda optimum performans, sürüş keyfi ve güvenliğe sahip olabilmesi için aracın yol tutuşunu, fren kabiliyetini arttıracak pek çok teknolojiden faydalanmış. Otomobiller arasında şu anda en gelişmiş olan sistemlerin yanı sıra Freelander 2’de kullanılan en olağanüstü teknoloji kuşkusuz Land Rover’ın geliştirdiği “Terrain Response” teknolojisi. Bu sistem, yer zeminine göre sunduğu dört farklı mod aracılığıyla sürücünün aracın şanzımanının, motorunun, merkezi kavramasının ve şasi sistemlerinin ayarını o anki koşullara göre en iyi şekilde ayarlayarak maksimum sürüş keyfi, yol tutuş kontrolü ve güvenlik sağlıyor. Terrain Response Freelander 2’de bulunan başka bir özellik olan, aracın çekiş gücünün o anki koşullara göre ön ve arka tekerlere dağılımını sağlayan “Akıllı 4WD” ile beraber çalışarak Land Rover tecrübesini her yol koşulunda sürücüye hissettiriyor. Araç fabrika çıkışlı olarak HSE paketiyle gelen 18'' heybetli ve gösterişli çelik jantlara sahip.
Bunun yanında ESP ve diğer ekipmanlar sayesinde birçok aracın yavaşlayarak girdiği viraja siz hızınızı dahi düşürmeden tıpkı bir otomobil kıvraklığında rahatlıkla girebiliyorsunuz. Orijinal lastik ebatları: 235x60x18' oalrak kullanılmış.
Freelander 2, bu kategoride Euro NCAP Çarpışma Testlerinden 5 yıldız alarak geçmiş sadece 3-4 araçtan biri. Sürücü, Yolcu, Yan, Perde ve diz olmak üzere Toplam 10 Hava Yastığı mevcut. ABS-EBS-ESP-ASR ekipmanları mevcut. Akıllı ön arka park sensörleri ile çift kilitleme gibi güvenlik özellikleri de donanımlar arasında yer alıyor. 
Araçta orijinal fabrika çıkışlı Alpine imzalı 440w Premium Surround (8+1) müzik sistemi mevcut. Bagajda bulunan subwoofer ile bass vuruşlarını içinizde hissediyorsunuz. 6 adet CD alan ana ünite üzerinde istediğiniz tüm ayarlamaları gerçekleştirebiliyorsunuz. Direksiyon üzerindeki butonlar ile de ses sitemini kontrol edebiliyorsunuz. CD’den veya Telefonunuzu araca bağlayarak istediğiniz şekilde müzik dinleyebiliyorsunuz. Ne yazık ki USB girişi bulunmuyor.
 
Freelander II, gerçek bir 4X4 deneyimi yaşamak ve bunu f/p ekseninde gerçekleştirmek isteyen herkese ısrarla tavsiye edebileceğim bir araç. Motor ve şanzıman anlamında kronik bir sorunu bulunmayan bu araç, periyodik bakımları aksatılmadan yapılırsa sizi yarı yolda bırakmayacaktır.
Öyle ki, etrafınızdakilere ve sizinle yolculuk yapanlara bu fiyatlara aldığınızı inandıramayacağınız bir araç.

İyi Sürüşler
Erhan Tayar

28 Temmuz 2016

Peugeot 3008 - 1.6 HDi Premium Pack - Auto6R

Peugeot 3008 - 1.6 HDi Premium Pack - Auto6R

Otomobillerin sınıf anlamındaki karakteristikleri son yıllarda birbirleriyle iç içe geçmeye başladı. Bilinç düzeyi artan kullanıcıların farkındalıkları da arttı ve bu sayede kendilerine veya ailelerine araç bakarken artık araçların karakteristiklerini kendi kullanım tarzlarına ve gündelik ihtiyaçlarına uydurmaya/örtüştürmeye çalışıyorlar.  Bu çaba son derece yerinde, çünkü otomotiv piyasasının karmaşıklığı rekabet sebebiyle artık çok yüksek ve gittikçe de karmaşıklaşmaya devam ediyor.
Crossover ve SUV terimleri sıklıkla birbirine karıştırılıyor. Bunun en büyük sebebi, her iki segmentteki araçların da görünüş itibariyle birbirlerine çok benziyor olmasıdır. Crossover araçların hemen hemen tamamı 4x2 olarak tasarlanmışlardır ve genellikle önden çekişlidirler. SUV araçlar ise 4x4 diye tabir edilen 4 çeker Jeep araçlardır. Aynı şekilde Crossover araçlar binek otomobil şasesi üzerine yerleştirilirken SUV araçlar küçük kamyonet şaseleri kullanılarak tasarlanmaktadırlar. Kısaca her iki segment için temel farklar şunlardır diyebiliriz;
  • SUV araçların şasesi kamyonet, Crossover’lerin ise binek otomobil şasesidir.
  • SUV araçlar 4x4, Crossoverler ise 4x2 çekiş sistemine sahiptirler.
Gerçekten, dağ tepe yani arazi de kullanmayacaksanız, SUV araçların fazla yakıtı, fazla vergisi gibi maliyetlere katlanmak yerine, yeni nesil Crossover’lar sizi daha çok etkileyecektir. Ben de bu düşüncelerle yola çıkarak Peugeot 3008 Crossover modelini almış bulunuyorum.
Kullanıcıların bilinç düzeyi ve beklentilerinin artması otomotiv markalarını da rekabete zorluyor. Markalar, C sınıfı platformları yerden yükseltip, ölçüleriyle de irili ufaklı oynamalarla günün ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurarak Crossover modellerini ortaya çıkarmaya başladılar. Nissan Qashqai bu sınıftaki ilk öncülerdendir. Ardından Peugeot 3008, Kia Sportage, Volkswagen Tiguan, Opel Mokka, Renault Captur gibi modeller sıklıkla yollarda görünür hale gelmişlerdir. 

Peugeot’da diğer birkaç marka gibi daha önce olmayan C+ sınıfını iyi analiz etti ve 3008 modelini Crossover olarak ortaya çıkardı. Peugeot 3008’i ilk olarak 2008 yılında Paris Motor Show'da sergiledi.  Sınıfındaki diğer seçeneklere göre daha SUV vari görünen 3008'in bu şekilde görünmesine geniş ve yüksek ön ızgara, büyük tekerlek davlumbazları ve yüzey alanı epey büyük olan gövde panelleri yardımcı oluyor. Ön ve arka tamponların alt kısımlarına yerleştirilen metal kaplamalar arazi koşullarında daha rahat hareket etmenize ve aracın daha estetik görünmesine yardımcı oluyor.
2008 yılında satışına başlanan 3008 modeli, ülkemize 2009 yılı itibariyle getirilme başlanmıştır. Dünya çapında 5 yılda 500binden fazla adet satılmıştır. 2009-2010 yıllarında en donanımlı paketin adı; Premium Pack iken, sonraki yıl geçirdiği Euro5 makyajı ile Allure adını almıştır. 
3008’in kalbi, Peugeot’un adeta tekniğini konuşturduğu, yıllardır birçok modelinde kullandığı dört silindirli 1598cc, 110Hp ve 240Nm değerlerine sahip Common Rail teknolojili HDi dizel motordan oluşuyor.
Maksimum gücünü 4000 devirde veren motor, maksimum torkuna ise 1750 devirde ulaşıyor. Sessiz çalışma karakteristiğindeki turbo beslemeli dizel motor, yakıt tüketiminde son derece ekonomik değerler sunarken, performans istendiğinde kendine hayran bırakan, yüksek gücü ve torku sayesinde birçok rakibini geride bırakacak bir performans sergilemektedir.  

Özellikle yüksek tork, düşük devirlerde dahi hiçbir sıkıntıya düşmeden yol almanızı sağlıyor. Yine yüksek tork sebebiyle uzun yolculuklarda yokuşlu yolları zorlanmadan rahatlıkla çıkabiliyorsunuz. Motor sesinin kabinden duyulmaması için başarılı bir izolasyon yapılmış. Çok dikkatli olmayan yolcular aracın dizel olduğunu anlamıyorlar. Peugeot ve Citroen’in birçok modelinde kullanılan bu motorun sizi yolda bırakacak herhangi bir kronik sorunu bulunmuyor. Periyodik bakım aralığı Peugeot tarafından 15bin km olarak öneriliyor. Triger sisteminde zincir yerine kayış kullanılmış ve belli bir zamanda(5yıl/100bin km vb.) değiştirmek gerekiyor.
4000 devirde 110Hp güç ve 1750 devirde 240Nm tork üreten motor, alt devirlerden itibaren gücünü sonuna kadar hissettiriyor. Cüsseli bir yapıya sahip olan 3008’de tam tadında bir güç ünitesi kullanıldığını rahatlıkla söyleyebilirim. Cüsseli yapısına rağmen hantallıktan uzak olan aracı vites kolunun yanındaki spor moduna(S tuşu) bastığınızda daha da agresif/spor sürüşler yapabiliyorsunuz. 

0-100 km/s hızlanmasını 12 saniyede tamamlayan aracın katalog verisi olarak son hızı 180 km/saat olarak gösterilse de, otoyol denemelerinde rahatlıkla 200’lü değerleri görebiliyorsunuz. Aracın ara hızlanmaları tatminkar seviyede. Kick down tepkileri şanzıman ile uyumlu ve koltuğa yapıştırma etkisini fazlasıyla hissedebiliyorsunuz. 

Aracın vites sistemi, Peugeot’un Fransa’nın Valenciennes vilayetinde ki fabrikasında üretilmiş Tiptronik 6 ileri yarı otomatik şanzımandan oluşuyor. Son derece sorunsuz ve diğer yarı otomatiklere göre daha az sarsıntılı vites geçişleri ile sizin kullanım tarzınıza göre kendini ayarlaması özellikleriyle, oldukça beğenimi kazanıyor.

Auto6R şeklinde isimlendirilen şanzıman temelde 4 ana sistem sayesinde çalışmaktadır. En temelinde sistemin beyin bölümü bulunmaktadır. Diğer çalışmaların başarılı bir şekilde yapılması için gerekli 3 sistem daha bulunmaktadır. Bunlar sırası ile Elektriksel pompa ünitesi, Kavrama elektro hidrolik aktüatörü ve Elektro hidrolik aksiyonerdir. Adından da anlaşılacağı gibi 6 ileri vites seçeneği bulunmaktadır. Auto6r sayesinde debriyaj ortada kalkmıştır. Debriyaj yerine 6 ileri vites bulunmaktadır. Bu vites üzerinde kavrama noktasını seçebilmenin yanında aracınızı otomatik şekilde de kullanabilirsiniz. Aynı diğer yarı otomatik şanzımanlarda olduğu gibi aracı ister eski tip tam otomatik bir araç gibi kullanabilirsiniz isterseniz de kavrama noktasını kendiniz belirleyebilirsiniz tercih tamamen size kalmış durumda.

Manuel pozisyonda kullanabilmeniz için direksiyonda özel olarak hazırlanmış F1 kulakçıkları size doğru vites değişimi için yardımcı olacaktır. Otomatik olarak kullanmaktan sıkıldığınızda bu kulakçıklar sayesinde keyifli bir sürüş zevki sizin olacaktır. Başka bir şekilde de sürüş zevkinizi üst noktalara taşıyabilirsiniz. Spor moda geçerek aynı zevki ve daha fazlasını yaşamanız mümkün. Otomatik mod için ‘A’, manuel mod için ‘M’ ve spor mod için vites kutusu üstündeki spor mod tuşuna basmanız yeterli olacaktır. Araç sizin seçiminizi algılayacak ve sürüş performansını beyine aktararak istediğiniz moda geçmenizi sağlayacaktır. Araç stop ettiğinde seçmiş olduğunuz spor mod seçimi iptal olacaktır. 
Yarı otomatik olması sebebiyle vites değişimlerini hissedebiliyorsunuz. Günümüzde ki çift kavramalı şanzımanlardaki gibi bir konfor bekliyorsanız biraz hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz fakat unutmayın ki, çift kavramalılardaki bozulma riski hiçbir zaman yarı otomatiklerde yoktur ve o konuda her zaman kafanız rahat olacaktır. Diğer yarı otomatik şanzımanlarda ki gibi kullanım sırasında arada belli mekanik sesler duyabiliyorsunuz.  Fakat bu şanzımanın doğru bir şekilde bakımları yapıldığı sürece(yağ değişimleri vb.), size sorun çıkarmayacak son derece sorunsuz bir şanzıman sistemi olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca benim gibi biraz daha vites değişimleri hissetmek, bu değişimleri gaz pedalına basışınızın şiddetine göre akıllı yöneten bir şanzıman istiyorsanız siz de benim gibi kısa sürede alışabilirsiniz.
Yokuş kalkış desteği(Hillholder) birçok araçta çok dik yokuşlarda devreye girmektedir. 3008’de ise dik yokuşa gerek kalmaksızın düz yolda dahi frene bastığınızda devreye girmekte ve aracın geri kaymasını önlemektedir. Bunun sebebi Hillholder sisteminin bu araçta sadece şanzıman değil, ESP sisteminden de destek alarak çalışmasıdır.

Şunu itiraf etmeliyim ki, bu araçtan bu kadar iyi bir yol tutuşu beklemiyordum. Yapısı ve yüksekliği sebebiyle kullanmadan önce belli bir önyargıya sahiptim. Fakat aracı bir süre kullandıktan sonra kendisine önyargı ve haksızlık ettiğim için kendime kızdım. İstanbul-Marmaris arası ailemle yaptığım tatil yolculuğunda gördüm ki aracın yol tutuşu gerçekten çok başarılı. Bu başarıyı her hava koşulunda sürdürmek için “Grip Control” sistemi aracın karakteristiğine güç katıyor.

“Grip Control” sistemi opsiyonel olarak en dolu donanım paketiyle birlikte sunuluyor. Arazi ve kış şartlarında bu sistem sayesinde daha güvenli ve performanslı sürüşler yapabiliyorsunuz.

Gözlemlediğim bir olumsuzluk belki de bu sınıfta ki araçların ortak noktası; Yüksek süratlerde geniş gövde yapısı sebebiyle yanal rüzgarlardan fazlaca etkilenmesi. Bu sebeple otoyol sürüşlerinde yüksek hızlarda dikkatli sürüşler gerektiriyor.

3008’in süspansiyonları orta sertlikte ayarlanmış ve darbeleri emmekte zorlanmayan bir yapıda tasarlanmış. Otoyol sürüşlerinde adeta uyku moduna geçen sessizliği, arazi koşullarında büyük cüsse sebebiyle sarsıntılara sebebiyet veriyor.

Araçta yol tutuş ve konfora da katkı sağlayan 215/60/16 ebatlarında yanakları güçlendirilmiş(XL) lastikler kullanılmış. 5 kollu 16”lik çelik jantlar da araca spor ve hoş bir görünüm katmış.
Araca iniş ve binişler oldukça rahat. Büyük sürücü kapısını açıp iç mekana ayak bastığınızda ilk olarak, iç mekanın ne kadar aydınlık ve ferah olduğu gerçeğiyle karşılaşıyorsunuz. Yüksek oturma pozisyonu geniş cam yüzeyleri ve panoramik cam tavanla birleşince oldukça rahat bir görüş alanı elde ediyorsunuz. Görüş anlamında neredeyse hiç kör nokta olmadığını söyleyebilirim.
 
Aracın koltukları oldukça rahat ve sizi saran bir yapıda tasarlanmış. Uzun seyahatlerde herhangi bir rahatsızlık hissetmiyorsunuz. Desenleri itibariyle kiri de göstermeyen koltuklar, incelediğim yüksek kilometreli araçlarda dahi diri olmalarıyla göz dolduruyorlar.
 
Aracın ön konsolu kalite hissi ile birlikte, farklı ve sıkıcı olmayan bir tasarıma sahip. Şalter şeklindeki düğmeler günlük hayatta kullanması keyifli detaylardan oluşturulmuş. Ergonomi ve kullanımda bir sıkıntı bulunmuyor. Sürücü olarak rahatlıkla tüm detaylara hakim olabiliyorsunuz. Genel malzeme kalitesi ve özellikle ön göğüste kullanılan yumuşak dokunuşlu plastik malzeme başarılı. Konsol kısmında telefon koymak için bir alanın düşünülmemiş olması üzücü bir durum.
Ön ve arka kısımda baş, diz ve omuz için tüm mesafeler son derece cömert tasarlanmış. Arkada ki yolcular için havalandırma çıkışları ve cam perdeleri ince ve güzel düşünülmüş detaylar.
 
Ayrıca, arka tarafın zemininde şaft tüneli yükseltisi olmaması arkada oturan yolcular için son derece konforlu bir sonuç doğuruyor. Yine arkadaki havalandırma ızgaralarının altında 12V’luk güç çıkışı arkadaki yolcular için güzel bir detay.

İç mekan saklama gözü bakımından oldukça zengin. Aracın torpidosu küçük görünse de, kapı içlerindeki devasa saklama alanları, direksiyonun altında ki saklama alanı ve arka kısımdaki tabanının içinde iki tane gizli saklama bölmesi küçük eşyalarınızı rahatlıkla alabiliyor. Orta konsolda bir bardaklık gözü bulunuyor.
Orta kol dayamanın altında minibar kadar büyük ve soğutmalı bir depo(çok büyük olduğu için depo diyorum) bulunuyor. Bu göz o kadar büyük ki, içerisine çantanız, litrelik içecekler ve gözlükleriniz rahatlıkla sığabiliyor. Arka kısımda da açılıp kapanabilen kol dayama mevcut.
Aracın cam tavanı elektrikli bir perde ile kapatılabiliyor. Özellikle yağmurlu havalarda ve gece yolculuklarında cam tavanın araca kattığı ambiyans gerçekten çok keyif verici. Araca her bindiğinizde eğer perde kapalıysa çocukların “Cam tavanı açarmısın?” şeklindeki isteğiyle karşılaşıyorsunuz :) Cam tavan ve arka camlar fabrika çıkışlı koyu renkli olarak üretilmişlerdir.
Aracın kadranları oldukça şık ve beyaz aydınlatmalı kolay okunabilir bir yapıda tasarlanmış. Kadran içlerindeki yuvarlak halkalarda uyarı ve bildirimleri görüntüleyebiliyorsunuz. Yine kadran orta kısmında vites ve kilometre bilgilerini görüntüleyebiliyorsunuz.

Yol bilgisayarı, müzik sistemi ve genel ayarları aracın konsoluna monte edilmiş dikdörtgen LCD panelden takip edebiliyorsunuz. Panelin kullanımı kolay ve ışıklandırması son derece başarılı. Müzik sistemi mp3 çalmayı destekliyor ve performansı günlük kullanım için yeterli düzeyde. Direksiyonun sağ arka kısmındaki kol ile de müzik sistemini kontrol edebiliyorsunuz.

3008'in rakiplerinde olmayan "bonus" bir özelliği var: Grip Control. Land Rover'lardaki Terrain Response sistemine benzer, orta konsolda yer alan döner büyük tuşla 5 farklı mod arasında(Normal, kar, çamur, kum, ESP OFF) seçim yapabiliyorsunuz. Sistem, ESP ile birlikte çalışıp farklı zemin koşullarında iki ön tekerleğin maksimum tutunması için çalışıyor. Bir nevi, sınırlı kaymalı kilitli diferansiyel gibi davranıyor. Grip Control, zorlu zemin koşullarında daha iyi tutunma sağlanıyor, ancak önden çekişli 3008'i dört çekere dönüştürdüğünü zannetmeyin.
Head Up display, anlık hız, öndeki araçla mesafe ve hız sınırlayıcı ile hız limitleyicinin bilgilerini gösteriyor. Başlarda ne kadar gerekli diye merak ettiğiniz bu bilgi paneli, uzun yolculuklarda olmazsa olmazınız haline dönüşüyor. Kadranları bırakıp tüm takip işlemlerinizi bu ekran üzerinden yapmak uzun seyahatlerde sizi ekstra olarak konfor sunuyor. Ekranın alçaklık ve yüksekliği, ışık şiddeti gibi özelliklerini konsoldaki şalterler vasıtası ile ayarlayabiliyorsunuz.
Hız sabitleyici direksiyonun sol arka kısmına konumlandırılmış ve gerçekten kullanımı çok akıllıca tasarlanmış. Uzun seyahatlerde kaldığınız hıza geri dönme, devreye alma ve devreden çıkarma, hızınızı azaltma ve yükseltme çok keyifli ve basit gerçekleştiriliyor.
 
Yine bu kol üzerinde hız limitleme özelliği bulunuyor. Birçok aracımda bu özellik devreye alındığında, ilgili hıza geldiğinizde araç sesli ikaz verirken, 3008’de ona ilave olarak, limitlediğiniz hızı geçemiyorsunuz. Gaza ne kadar basarsanız basın limitlediğiniz hızı geçemiyorsunuz. Bu da çok güzel bir özellik.




Otomatik karartmalı dikiz aynasının üst tarafında araçtaki emniyet kemerlerinin takılı olup olmadığı şema ile size gösteriliyor.
Tüm yolcuların rahatlıkla gördüğü ekranda hangi koltukta kemer takılmadığı kırmızı ile işaretleniyor ve ikaz sesi ile bildiriliyor.
Sürücü kapısında ki kumandalar kullanışlı. Çocuk kilidi kapı ve cam için düğme ile aktif edilebiliyor. Kapıdan manuel bir ayar yapmanıza gerek kalmıyor. Yan aynalar elektrikli olarak katlanıyor. Aracı kilitleyip açtığınızda otomatik olarak açılıp kapanıyor.
El freni bu araçta elektrikli ve otomatik olarak görev yapıyor. Aracı stop ettiğiniz an kendisi otomatik olarak çekiliyor ve buton da ki kırmızı ışık çekili olduğunu belirtircesine aydınlanıyor. Çekilme sırasında tiz bir ses de duyuyorsunuz.
Araçta tam otomatik, çift bölgeli dijital klima kullanılmış. Göstergelerde ve düğmelerde herhangi bir aşınma söz konusu değil. Bu kadar geniş iç hacme sahip bu araç saniyeler içinde ısınıp soğuyabilmekte, buğusu giderilebilmektedir. Bu da klima sistemi konusunda iyi çalışıldığını gösteriyor.
Aydınlatma ve yağmur sensörleri, lastik basınç sensörleri, park sensörleri ve isofix çocuk koltuğu bağlantıları aracın konforlu yapısına katkı sağlayan diğer donanımlar. Park sensörü iki güzel özelliği içinde barındırıyor. Birincisi mesafeyi görsel olarak bilgilendirme ekranında görebiliyorsunuz, ikincisi de sesli ikaz yaklaştığınız konuma göre ilgili hoparlörden gelerek size o yöne yaklaştığınızı belirtiyor.
Araç 4.36 metrelik uzunluğu, 1.83 metrelik genişliği ve 1.63 metrelik yüksekliği ile kabin içinde oldukça ferah ve 5 kişi için oldukça geniş bir yaşam alanı sunuyor. 
Bagaj kapasitesi 512 litre gibi yüksek bir hacme sahip. Bu anlamda rakiplerinden 1 adım önde(Vw Tiguan 470lt-Nissan Qashqai  410lt vb.) Bagaj içerisindeki aparat sayesinde çift katlı olarak da kullanılabiliyor. Bagaj kapağının tamamen açılıyor olması yükleme ve indirme işlemlerinde büyük kolaylık sağlıyor. Arka koltuklar yatırıldığında 1604 litre gibi devasa bir bagaj hacmi elde edilebiliyor. Bagaj kapağının aşağı açılan küçük parçası, üstüne oturulmak amaçlı veya mini piknikler ve molalarda masa niyetine de kullanılabilir.
Bagaj içinde iki tane kapaklı bölme, elektrik feneri ve bir adet de 12V elektrik çıkışına yer verilmiş. Yine bagaj içinden arka koltukların olduğu alana açılan bir pencere bagajdan bir şey almak için güzel düşünülmüş bir detay.
Aracın boş ağırlığı 1425 kilogram. Bu cüssedeki bir araç için hafif olduğunu düşünebilirsiniz. Buda yakıt ekonomisi anlamına geliyor.  Yakıt deposu 60 litre. Euro IV normundaki 1.6 HDi motorun CO2 Emisyon değeri 130gr’dır. 3008’in yolda süzülerek pürüzsüz ilerlemesinin altında ise, 0,29’luk düşük bir sürtünme katsayı yatıyor.
Gelelim belki de bu araca aşık olacak olmanızdaki en temel unsura, yani yakıt tüketimi değerlerine. Yakıt tüketimi konusunda fabrika verilerine bakacak olursak; Şehir içi 6,5 litre, Şehir dışı ise 4,4 litre gibi değerler önerilmiş. İstanbul trafiğinde yaptığım süsüşlerde ortalamam 6 litre civarında gerçekleşiyor.
Yaptığım İstanbul-Marmaris tatil yolculuğunda, araçta 4 yolcu, bagaj dolu, ara sıra klima açık ve ortalama hızım genellikle hız sabitleyici ile 110 km/h civarı, elde ettiğim sonuç 4,5 litre. Dönüşte biraz daha hızlı ve sürekli klima açık şekilde ki kullanım ile 5,0 litre gibi harika bir değer elde ettim. 
Bu cüssede ki bir araçla ve yokuşlarda, sollamalarda yüzünüzü güldüren performansını da düşündüğünüz zaman gerçekten harika bir tüketim değeri olduğunu görüyorsunuz. Çok kısa sürede çok fazla kilometre yapmış olmamı da aracın düşük yakıt tüketimine bağlıyorum. Şunu da not etmek isterim; aynı güzergahta aynı motorlu C4’ün manuel viteslisinden daha az yaktığını belirtmeliyim. Bu da Auto6R şanzımanının tüketime olan katkısını gösterir nitelikte.
3008 sürüş güvenliği anlamında ince dokunuşlarla dolu bir araç. “Head up display” ekranı, elektrikli el freni ve mesafe kontrol sistemi, yokuş kalkış desteği ile ESP donanımları sayesinde güvenli sürüşler yapmanız sağlanıyor.
Grafiksel gösterimli ve sesli park sensörü, hareket halinde otomatik kilitlenen kapılar gibi ekipmanlar ile de sürücünün işleri kolaylaştırılmış.
3008 EuroNCAP çarpışma testlerinde 5 yıldız almayı başarmıştır. Sürücü, Yolcu, Yan ve Perdelerde olmak üzere Toplam 8 adet Hava Yastığı, Immobilizer, sıkışma önleyici camlar gibi güvenlik özellikleri bulunuyor.
Peugeot 3008 sundukları ile fiyat/performans listeme girmiş bulunuyor. Ferah iç mekanı, eksiksiz ve tatmin edici donanımları, rahat sürüşü, güvenliği ve dizel otomatik kombinasyonuyla günlük hayat için başarılı bir araç. 5 kişiyi sıkıştırmadan ağırlayan geniş iç mekanı, uzun yolda da yolcularını üzmüyor ve rahat yolculuklar yapmasını temin ediyor. Üstelik tüm bunları gerçekten de çok düşük yakıt tüketimi değerleri ile gerçekleştiriyor.
Sunduğu konfor ve eğlenceli yapısının yanında, yüzünüzü en çok yakıt tüketimi ile güldürüyor. Öyle sanıyorum ki, bu araca sahip kullanıcılar, zaman içerisinde sadece daha üst modeline terfi etmek için araçlarını gözden çıkarabilirler. Fransız’lar bu aracı her yönüyle ailenizin bir parçası olması için tasarlamışlar.
Son günlerde yeni 3008 yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başladı. Fiyatının yüksek konuşuluyor olması, 2009-2015 arasındaki modellere olan talebin artacağı anlamına geliyor. Zaten bunu da yavaş yavaş etrafınızda çoğalan 3008’lerden anlayabilirsiniz…
Bu aracın kendine özgü bilinçli bir kullanıcı profili mevcut. Facebook ve WhatsApp üzerindeki PEUGEOT CROSSOVERTEAM üzerinden siz de buluşmalara katılabilir ve bilgi alışverişinde bulunabilirsiniz.

İyi Sürüşler
Erhan Tayar