25 Kasım 2015

Fiat Bravo 1.4 T-Jet Sport Style Dualogic

Fiat Bravo 1.4 T-Jet Sport Style Dualogic
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; Bir Fiat Bravo tercih edecekseniz, ilk kriteriniz kendinizle barışık olmanız gerektiğidir. Aksi halde, sarı taksilerin sizinle aynı logoyu paylaşıyor olması, toplumda ki marka imajı gibi detaylar sizi rahatsız edebilir. Eğer kendinizle barışık olmayı başarabilirseniz, kendi sınıfında birçok akranından her yönüyle üstün olan Fiat Bravo ile tanışabilirsiniz…
Fiat’ın C segmentindeki göz bebeğinin tarihçesi 1995’li yıllara uzanmaktadır. Aracın ilk nesli 1995-2001 yılları arasında üretilen Brava modelidir. Ardından 2001-2007 yılları arasında Stilo bu sınıfta görev yapmıştır.
İtalyan otomobil üreticisi Fiat'ın 100 yılı aşkın tarihinde, uçak geliştirme prosesi kullanılarak üretilen ilk model unvanına sahip Fiat Bravo, 2007 yılının Mayıs ayında Cenova Otomobil Fuarında Fiat'ın sürprizi şeklinde görücüye çıkmıştır. Fiat Tasarım Merkezi, güçlü ve sportif bir görünümü geniş bir iç hacimle birleştirerek, önde başlayan sportif hatları, arkada Alfa Romeo çizgileri taşıyan stoplarla tamamlayarak, şaşırtıcı donanımlarıyla da Fiat için bir gövde gösterisi Bravo’yu oluşturmuştur. 
İtalyan üçüzlerin ortaya çıkışı(Fiat Bravo, Lancia Delta, Alfa Romeo Giulietta) Bravo’nun doğuşu ile hayat bulmuştur. 2008 yılında aynı motor seçenekleri, ortak platform ve uzatılmış şasiyle İtalyan üçüzlerin ikincisi Lancia Delta, 2011 yılında ise aynı platformu taşımayan ancak ortak motorlarla piyasaya üçüzlerin sonuncusu olan Alfa Romeo Giulietta piyasaya çıkmıştır.
Bravo’ya fiyat/performans ölçeğinde bakıldığında, ikinci elde akranlarına(Golf, Focus, Leon vb.) oranla %20 gibi bir oranda daha uygun fiyata sahip olabiliyorsunuz. Piyasanın son yükselişlerden sonra, daha da belirginleşerek ön plana çıkan Bravo’nun ikinci elde ki talebi yukarı doğru bir ivme kazanmıştır.
Bravo’nun kalbi, Fiat’ın adeta tekniğini konuşturduğu önde aynı hizada ve enine monte edilmiş dört silindirli 1368cc, 120Hp ve 206Nm değerlerine sahip 16V, Turbo benzinli 198A4000 kodlu motordan oluşmaktadır. Maksimum gücünü 5000 devirde veren motor, maksimum torkuna ise 1750 devirde ulaşıyor. Sessiz çalışma karakteristiğindeki turbo beslemeli motor, yakıt tüketiminde son derece ekonomik değerler sunarken, performans istendiğinde kendine hayran bırakan, yüksek gücü ve torku sayesinde birçok 1.6 atmosferik benzinli aracı dahi geride bırakacak bir performans sergilemektedir.
Özellikle yüksek tork, düşük devirlerde dahi hiçbir sıkıntıya düşmeden yol almanızı sağlıyor. Yine yüksek tork sebebiyle yokuşlu yolları zorlanmadan rahatlıkla çıkabiliyorsunuz. 
 
5000 devirde 120Hp güç ve 1750 devirde 206Nm tork üreten motor, alt devirlerden itibaren gücünü sonuna kadar hissettiriyor. Araçta ayağınızı frenden çektiğiniz andan itibaren öne doğru yönelen ve hızlanmak isteyen bir yapıyla karşılaşıyorsunuz. Oldukça seri olan otomobil spor moduna(Tiptronik) geçildiğinde daha agresif sürüşler yapmanıza imkan tanıyor. 
0-100 km/s hızlanmasını 9,5 saniye gibi bir değerde tamamlayan aracın katalog verisi olarak son hızı 197 km/s olarak gösterilse de, otoyol denemelerinde rahatlıkla 230’lu değerleri görebiliyorsunuz.     1.4 T-Jet performans anlamında Chip Tuning uygulamalarına da tatminkar sonuçlar veriyor ve daha yüksek güçte sonuçlar elde etmenize olanak tanıyor.
Şunu önemle belirtmek isterim ki, bu araçta kaliteli bir lastik kullanmanız gerekiyor. Gaza sonuna kadar bastığınızda, aracın aerodinamik yapısı 120Hp güç ile birleşince adeta halk arasındaki tabiri ile, kafa kaldıran cinsten hızlanıyor. Bu noktada tutunma önem kazanıyor ve lastikleriniz iyiyse çok iyi bir ivme zamanı yakalayabiliyorsunuz. Lastikleriniz kötüyse her ne kadar ASR devrede olsa da aracın gücünden ötürü bir miktar patinaja kalabiliyorsunuz.
Aracın ara hızlanmaları tatminkar seviyede. Kick down tepkileri şanzıman ile uyumlu ve koltuğa yapıştırma etkisini fazlasıyla hissedebiliyorsunuz. 120Hp güç ve 206Nm tork ve turbo motor sesi Sport Style ruhu ile birleştiğinde size Bravo’nun akranlarının yanında dik dur mesajı veriyor. Bu aracı benim gibi ailesiyle kullanan sürücüler bir an önce çoluk çocuğu eve bırakıp, sonrasında spor sürüşler yapmak için fırsat kollayacaklardır. Spor sürüşlerde araç kendini tam olarak ispatlıyor ve sizde daha da bir albeni oluşturuyor.
Aracın vites sistemi, İtalyan Magneti Marelli firması tarafından geliştirilmiş Tiptronik 6 ileri yarı otomatik şanzımandan oluşuyor. Fiat bu şanzımanı “Dualogic” olarak isimlendirmiştir. Son derece sorunsuz ve diğer yarı otomatiklere göre sarsıntısız vites geçişleri ile sizin kullanım tarzınıza göre kendini ayarlaması özellikleriyle, oldukça beğenimi kazanıyor. Siz eğer aracı spor tarzda kullanmaya başlarsanız, manuel modunda olmasa dahi vites geçişleri daha üst devirlerde gerçekleşmeye başlıyor.  Yani bir nevi sizin kullanım tarzınızı anlıyor ve vites değişimlerini ona göre gerçekleştiriyor.
Yarı otomatik olması sebebiyle vites değişimlerini hissedebiliyorsunuz. Günümüzde ki çift kavramalı şanzımanlardaki gibi bir konfor bekliyorsanız biraz hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Fakat benim gibi biraz daha değişimleri hissetmek, bu değişimleri gaz pedalına basışınızın şiddetine göre akıllı yöneten bir şanzıman istiyorsanız siz de benim gibi kısa sürede alışabilirsiniz.
Şanzımanın “Hillholder” özelliği sayesinde dik yokuşlarda araç geriye kaymıyor. Yokuş kalkış desteğinin aktif olması için yolun eğiminin biraz fazla olması gerekiyor.  Araç A modunda ağırbaşlı beyefendi bir yapıda yolda süzülerek ilerliyor. Spor modunda ise(F1 kulakçıkları veya Vites kolunun ileri-geri yapılması şeklinde), adeta tüm enerjisini bağırarak haykıran, yüksek gücü sayesinde her viteste sizi koltuğa yapıştıran bir sürüş karakteristiği sergiliyor.
Diğer yarı otomatik şanzımanlarda ki gibi kullanım sırasında arada belli mekanik sesler duyabiliyorsunuz. Fakat bu şanzımanın doğru bir şekilde bakımları yapıldığı sürece(takoz ve yağ değişimleri), size sorun çıkarmayacak son derece sorunsuz bir şanzıman sistemi olduğunu söyleyebilirim.
Direksiyonun arkasındaki F1 kulakçıkları ile aracı Spor modunda kullanabiliyorsunuz. Şanzıman kolunun yanında daha ekonomik bir kullanım için “E” (Ekonomi) butonu da bulunuyor. Bu buton sayesinde şanzıman aracın üst devirlere çıkmasına izin vermeden vites değişimlerini gerçekleştiriyor. Otomatik veya manuel modda olması farketmeksizin, vites düşürme işlemlerini şanzıman kendisi yapıyor. 
Bravo genel anlamda yol tutuş ve süspansiyon konforu konularında Fiat’ın dersine iyi çalıştığını gösterecek bir örnek teşkil ediyor. Sport Style donanımında spor ruh ve sürüş zevki daha ön planda tutulmuş durumda. Bu ruhun aracın donanımın yanında sürüş karakteristiğine de olumlu katkısı olmuş. Sport Style paketinde orijinal lastik ölçüleri; 225X45X17 ölçülerinde tutulmuş. 
Büyük spor ölçülere rağmen süspansiyonda konfordan ödün verilmemiş. Süspansiyon konfor ve sportiflik arasında çok iyi dengelenmiş ve bunun sonucunda çok iyi bir yol tutuş sağlanmış. Direksiyonun direkt hisli yapısı ve güvenlik ekipmanları ile desteklenmesi(ESP, ASR) Bravo’yu kullanırken size keyif ve güven veriyor. Kıyaslama anlamında gerek yol tutuş, gerekse süspansiyon konforu anlamında bir Golf veya Auris’den eksiği olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.
Aracın ön kısmında bağımsız MacPherson, teleskopik çift yönlü şok emiciler ve sabitleyici denge kolu bulunurken, arka kısmında ise, torsiyon barla birbirine bağlı tekerler, teleskopik şok emiciler ve devrilme önleme kolu bulunuyor.
Aracı CİTY moduna aldığınızda, bir tüy hafifliğindeki direksiyon ile şehir içinde oldukça rahat manevra ve park etme hamleleri yapabiliyorsunuz. Belli bir hızın üzerine çıktığınızda(40km/h) CİTY modu otomatik olarak devre dışı kalıyor ve hızınıza bağlı olarak direksiyon tepkileri ağırlaşıyor.
 
Bravo, ürün özelliklerinin belirlenmesinden sadece 18 ay sonra dünya yollarına çıkmış bir model. Rekor sayılabilecek bu zamanda Bravo'yu tasarlamak, sanal ürün geliştirme süreçlerinin ve teknolojinin tüm imkanlarının kullanılmasıyla mümkün olmuştur. Fiat bütün bu teknolojilerin kullanımı üç ana hedefte toplamıştır;  Sıradışı güvenlik, Sıradışı sürüş keyfi ve Kokpitte sıradışı yaşam kalitesi… 
Aracın kokpitinde sıradan olmayan bir araç içerisinde olduğunuzu size hissettirdiği ruh halinden hemen hissedebiliyorsunuz. Spor kırmızı dikişli etli direksiyon, okunaklı şık kadranlar, F1 kulakçıkları, Piano Black kaplamalı CD/Mp3 çalar ve klima ünitesi ve çift renkteki kaliteli malzeme kullanılmış karbon görünümündeki konsol size keyif veriyor. Orta konsoldaki butonların işlevselliğinde herhangi bir kullanım sorunu bulunmuyor.
Gece aydınlatmaları ince düşünülmüş detaylarla süslenmiş ve araca çok hoş bir ambiyans kazandırmış. Kapı içlerinde kullanılan malzemeler aşınmalara dayanıklı ve şık bir tasarıma sahip. 
Cam açma, ayna ayarlama butonlarında herhangi bir aşınma bulunmuyor. Sürücü tarafındaki cam açma ve ayarlama butonlarının olduğu bölüm biraz ön tarafta kalıyor. Zamanla buranın diğer araçlara göre biraz daha ön kısımda oluşuna alışabiliyorsunuz.
Kol dayama çift bölümden oluşuyor ve oldukça ergonomik bir görünüme sahip. Soğutma özelliğine sahip kol dayama da uzun yolculuklarda meşrubat soğutabilirsiniz. İleri geri kayma özelliği de bulunuyor. Fakat kullanışlılık anlamında konumu biraz aşağıda kaldığından yeterince verimli kullanılamıyor. Tüm kapılarda saklama gözleri mevcut.
Kapıyı açtığınızda Sport Style paketi sebebiyle koltuklar direk olarak ön plana çıkıyor. Kırmızı ve siyah renge sahip koltuklarda yan destekler virajlarda sizi çok iyi kavrıyor. 
File şeklindeki kadife tarzı kumaş aşınmalara karşı dayanıklı. Yükseklik ve derinlik ayarına sahip bel destekli spor koltuklar aracın iç kalitesini gösteren en belirgin unsur diyebilirim.
Aracın Ses Sistemi CD + MP3 çalarlı, 40W Hi-Fi, 4 hoparlör ve 2 tweeter’la beslenmiş. Sesi sonuna kadar açmadığınız sürece yeterli seviye ve kalitede. Radyosu pürüzsüz çalışıyor. Mp3 özelliği de bulunan ünite oldukça şık bir tasarıma ve aşınmalara karşı dizayn edilmiş. Aracın temel özelliklerini, CİTY modu, ASR OFF, Yol Bilgisayarı Mode tuşu, Far yükseklik ayarı, ön ve arka sis lambalarını ayarlayabildiğiniz belli butonlar da yine bu ünitenin çevresine konumlandırılmış.
Tam otomatik dijital klima ünitesi çift taraflı fonksiyona sahip. Ünite üzerindeki butonların işlevleri çok net yansıtılmış ve kullanımla ilgili herhangi bir kullanışlılık sorunu bulunmuyor. Bravo’da gözüme çarpan olumlu özelliklerden biri, havalandırma sisteminin iyi çalışıyor olması. Öyle ki, aracın içindeki buğulanma çoğu araçta klima devreye girmeden çözülemezken, Bravo’da klimayı açmaksızın, sadece kalorifer vasıtası ile saniyeler içinde yok oluyor. 
Arka bölümdeki yolcular ihmal edilmemiş ve onlar için de orta kısma bir havalandırma çıkışı yerleştirilmiş. Ön direklerde ki havalandırma menfezleri de buğuların saniyeler içinde giderilmesine büyük katkı sağlıyor.
Klima sisteminde, Hava kalite sistemi(AQS) mevcut ve bu sayede içerideki hava otomatik kontrol edilerek iç hava kalitesine göre sirkülasyon otomatik ayarlanıyor. Klima ünitesinin altında bir saklama haznesine yer verilmiş. Burada bir çakmaklık yer alıyor. Daha yeni modeller de bu kısımda USB çıkışı da bulunuyor.
Yol Bilgisayarı verileri genel anlamda pompa verileri ve GPS verileri ile tutarlı. Sağ silecek kolundaki TRIP butonu ile Yol Bilgisayarı menüleri arasında gezinebiliyorsunuz. Aracın torpidosu geriye doğru oldukça derin bir kapasitede. Soğutma özelliği de bulunan torpidonun üst kısımda dosyalarınız için bir adet tepsi haznesi bulunuyor.
Uzun yolculuklarda Hız sabitleyicinin konforlu ve basit kullanımı ile karşılaşıyorsunuz. Sol silecek kolunun alt tarafındaki bir kol aracılığı ile kullanılan Hız Sabitleyicinin kullanımı oldukça pratik ve rahat bir yapıda.
Bravo’nun boyutları C sınıfı standartlarını tam olarak gösterir cinsten. 4.34 metrelik uzunluğu, 1.79 metrelik genişliği ve 2.60 metrelik aks mesafesiyle kabin içinde 5 kişi için geniş bir yaşam alanı sunuyor. 
İç hacmi oldukça ferah olan aracın arka diz mesafesi yeterli seviyede. Bravo’yu kapasite olarak akranlarının belki de birkaç gömlek öteye taşıyan ise 400 litrelik bagaj hacmi(Golf 350, Leon 341, Auris 354, Focus 385). Birçok sedan araçtan dahi daha geniş kapasitedeki bagaj oldukça kullanışlı bir alan sunuyor. 
Bravo, orta büyüklükteki ailelerin dahi rahatlıkla kullanacağı, uzun yolculuklarda sorun yaşamayacağı bir bagaj hacmine sahip. Bagajı, aracın anahtarı üzerindeki bağaj açma butonu ile açabildiğiniz gibi, bagaj üzerindeki Fiat logosuna basarak ta açabiliyorsunuz.
Aracın boş ağırlığı 1260Kg. 1.4 Turbo bir motorun rahatlıkla taşıyacağı bu kasada şanzıman uyumu ile birlikte keyifli ve ekonomik bir sürüş elde edebiliyorsunuz. Aracın yakıt deposu 58 litreden oluşuyor. Bravo’nun yolda süzülerek pürüzsüz ilerlemesinin altında ise, 0,32’lik bir sürtünme katsayı yatıyor. Euro IV normundaki 1.4 T-Jet motorun CO2 Emisyon oranı 146gr.
Bravo’nun ağırlığının performans ile dengelenmesi sonucu ekonomik yakıt tüketimleri elde edilmiş. İstanbul trafiğinde 7,5-8 litre civarlarındaki tüketim, uzun yol sürüşlerinizde 5,5 litre civarına kadar düşebiliyor. Motor ve 6 ileri Dualogic şanzıman uyumu ile kendi sınıfında ve bu güçteki diğer akranlarından daha düşük bir tüketim sunuyor. Bir depo ile uzun yolculuklarda 850km civarında bir menzile ulaşabiliyorsunuz. LPG'ile de uyumlu bu motorda kaliteli işçilikle montajı yapılmış bir LGP sistemi kullanabilirsiniz.
 
Fiat, Bravo’da sürüş güvenliği işini sadece sürücüye bırakmamış ve aracı güvenlik ekipmanları ile donatmıştır. Onların en başında ESP(Elektronik Denge Programı)  sistemi yer alıyor. ASR(Anti Schlupf Regelung/Anti Patinaj Sistemi) ile birlikte sunulan ESP hiçbir zaman kapatılamıyor. Konsoldaki ASR OFF butonuna basıldığında sadece ASR sistemi devre dışı kalıyor ve kadran kısmında bir uyarı işareti beliriyor. ESP sistemini yaptığım birçok keskin manevraya rağmen çok zor devreye sokabildim. Bu da aracın yol tutuşunun gerçekten başarılı olduğunun bir göstergesi. 
Yokuşlarda geriye kaymayı önleyici Hillholder, acil durumda gelişmiş fren performansı için HBA, motor fren tork düzenleyici MSR sistemi, aktif gergili ön emniyet kemerleri, 3 noktalı İsofix eklentileri (arka koltukta iki adet) ve Viraj içini aydınlatan otomatik ön sis lambaları da Bravo’da kullanılan diğer güvenlik unsurlarındandır. 
Bravo, EuroNCAP çarpışma testlerinde 5 yıldız almayı başarmıştır. Sürücü, Yolcu, Yan ve Perdelerde olmak üzere Toplam 8 adet Hava Yastığı, Immobilizer, sıkışma önleyici camlar gibi güvenlik özellikleri bulunuyor.
Bravo, şık ve dinamik çizgileriyle dikkat çekmesinin yanı sıra, sınıfının en estetik tasarımlı otomobilleri arasında yer alması, eğimli ön camı, damla biçimli farları, logonun yer aldığı geniş ağızlı ızgarası ve sportif arka tasarım hatlarıyla size hem spor hem de bir aile aracı olmayı vaat ediyor. Ona sahip olan kullanıcıların bir dahaki seçimleri de genelde yeni bir Bravo oluyor.
İtalyan Fiat markasının Bravo’yu tanıtmada gereken önemi göstermemiş olması sebebiyle farkındalığı henüz yeni yeni keşfedilen Bravo’nun ülkemizde belli bir hayran kitlesi bulunmaktadır. Bravo kullanıcılarının oluşturduğu http://www.fiatbravotr.com sitesi buna en iyi örnektir.
F/p oranıyla son zamanlarda filtrelemelerde sıkça karşımıza çıkmaya başlayan Bravo, yükselen bir trend izleyen ikinci el otomotiv piyasasında yoğun talep görmeye başlamıştır. 
Spor fakat aynı zamanda geniş bagaj ve iç hacimli araç almak isteyen herkese tüm samimiyetimle ve açık yüreklilikle tavsiye edebileceğim, periyodik bakımını aksatmadığınız sürece sorun çıkartmayacak, keyif alarak ruhlu bir otomobil kullandığınızı hissettirecek, piyasada f/p başarı oranı bana göre oldukça yüksek bir araç.
Ülkemizde üretilmeyen Fiat’ın nadir modellerinden biri olan Bravo, İtalya ve Brezilya’da üretilmiştir. 2014 yılı itibariyle üretimi durdurulmuştur.  Tam olarak Selefi olmasa da bugünlerde Egea HB modeli yavaş yavaş gün yüzüne çıkmaya başlamıştır…
İyi Sürüşler

3 yorum :

  1. Detaylı ve bilgilendirici bir inceleme olmuş. Elinize sağlık..

    YanıtlaSil
  2. Otomatik Bravo ile Honda city arasinda kaldim hangisi tercih edilmeli sizce

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eğer Aileniz ile kullanacaksanız City tavsiye ederim. Ama yalnızsanız Bravo daha keyifli bir seçenek olur.
      İyi Sürüşler

      Sil